İslam’ın Mahremi Kudüs ve Mescid-i Aksa Neden Önemli?

Dünya’nın başına bela ülkesi ABD’nin kafir başkanı Donald Trump’un, Kudüs’ü siyonist İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı alması, başta Türkiye ve Filistin olmak üzere İslam coğrafyasını ayağa kaldırdı.

İslam’ın Mahremi Kudüs ve Mescid-i Aksa Neden Önemli?

 

Müslümanları derinden yaralayan kararın perde arkasını iyi anlamak gerekmektedir. Olay, Trump’ın siyasi güç elde etmek ve bunu da Yahudi lobisinin desteğini alarak gerçekleştirmek istemesi gibi görünse de işin özü ikiyüzlü İsrail’in, Mescid-i Aksa’yı ve kutsal toprak Kudüs’ü Müslümanlardan tekrar geri almak istemesidir. Peki İsrail için Kudüs, neden çok önemli? Bu sorunun cevabı, tarihin izlerinde saklıdır.

İSLAMIN İLK KIBLESİ

Peygamberlerin Allah’ın dinini en yoğun olarak insanlara tebliğ ettikleri kutsal bir bölge olan Kudüs, tarih boyunca birçok devlet ve milletin ilgi odağı, imar edildiği günden bu yana Şam diyarının merkezi ve başkenti olmuştur. İslam’ın Mekke’de ilk tebliğ edildiği günlerde bu dinin en önemli ibadetlerinden biri olan namazın Mescid-i Aksa’ya yönelerek kılınması, şehrin İslam’ın ilk kıblesinin olduğunu açıkça göstermektedir.

PEYGAMBERLERİN TEBLİĞ BÖLGESİ

Kudüs Yahudilerin değil, Hz. Âdem’den bu yana gelen tevhidin temsilcisi peygamberlerin mirasıdır. Hz. İbrahim ve Hz. Lut’un Filistin bölgesine gelip yerleşmelerinden itibaren bu bölgenin tümü mübarek kabul edilmiştir. “Biz onu (İbrahim’i) ve (yeğeni) Lut’u âlemler için mübarek kıldığımız arza (yere ulaştırıp) kurtardık.” (Enbiya; 71). Bereketli kılınan bu bölgenin mübarek olarak kabul edilmesinin nedeni, Cenab-ı Allah’ın hikmetiyle buradan pek çok peygamberin gelip geçmesi, burada vefat edip defnedilmesi veya meyve ve sebzelerle etrafının bereketlendirilmiş olmasından ileri gelmektedir.  Hz. İshak rivayete göre yüz altmış yaşlarında bu günkü Filistin'in bulunduğu bölgede Kudüs yakınlarında vefat etmiş, babası İbrahim (a.s)'in mezradaki kabrinin yanına defnedilmiştir. Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın ardından Hz. Musa’dan sonra gelen İsrailoğullarına mensup peygamberlerin bu topraklarda Allah’ın şeriatıyla güçlü bir devlet olarak hükmetmelerinin sebebi budur. 

SAVAŞTAN KAÇAN KORKAKLAR

Hz. Davud öncesinde de Allah, İsrailoğullarını tekrar küfre karşı cihat etme hususunda imtihan etmiş ve onlara Talut’u hükümdar olarak belirlemişti. Fakat onlar yine itaat etmeyip isyan ederek bu mukaddes topraklar uğruna savaşmaktan kaçınmışlardı. Yahudiler bu topraklara Hz. Musa zamanında sahip çıkmayıp, “Git, sen ve Rabbin savaşın…” demişler ve bu kutsal mekânları korumaya yanaşmamışlardır. Hatta onlar bu yerleri koruma fırsatı ellerine birkaç kez geçmesine rağmen aynı isyan ve korkaklığı göstermeye devam etmişlerdir. Bu durumu Cenab-ı Allah onlara çeşitli vesilelerle defalarca bildirmiştir. Özellikle daha sonra Hz. Zekeriya ve Hz. Yahya’yı öldüren kitlenin bu topraklar üzerinde velayet hakkına sahip olamayacakları açıktı. Bugün dünyayı fesada boğarak Filistin’i işgal edip Müslümanların kanına girmeleri, ikiyüzlülüklerinden başka bir şey değildir.

MİRAÇ İLE ŞEHİR MÜSLAMANLARA DEVREDİLDİ

İşte bütün bu olaylar çerçevesinde, (Hz. Davud ve Hz. Süleyman’dan sonra) bu kutsal mekân ve topraklar, İsrailoğlullarının elinden alınacaktı.  İsmail (A.S)’nın torunun Kudüs’te imamlık yapması,  Mescid-i Aksâ’nın Müslümanlara geçeceğinin ilk işaretlerindendi. Cenab-ı Allah, habibi Hz. Muhammed (S.A.V)’i, bu kutsal mekânı teslim etmek, kıyamete kadar onun ve ümmetinin elinde kalmasını temin etmek için Mi’râc’a Mescid-i Harâm’dan değil, Mescid-i Aksâ’dan çıkardığı kabul edilmektedir.  Bu olay başka bir ifadeyle Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın Müslamanlara devir teslim merasimidir. Allah, bütün peygamberlerin ruhlarının şahitliğiyle Resulullah (S.A.V)’a teslim etmiş,  bu mübarek şehri ümmetine bir miras olarak devretmiştir. Böylece Allah, Hz. Peygamberimizi iki kıblenin peygamberi, doğunun ve batının önderi, önceki tüm peygamberlerin varisi ve tüm insanlığın lideri yapmıştır. İsra suresinin birinci ayetinde şöyle buyuruluyor: "Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir."

ŞEHRİ HZ. ÖMER FETHETTİ

Filistin ve özellikle Beytu’l-Makdis (Kudüs), fetih hareketlerinin başlangıcında İslam toprağı hâline getirilen ilk yerlerdendir. Bu mirasa sahip çıkmak maksadıyla Kudüs, 638 yılında Hz. Ömer tarafından Bizanslıların elinden alınarak İslam devletinin topraklarına dâhil edilmiştir. 1099 yılına kadar İslam beldesi olarak kalan bu mübarek şehir, çok sayıda büyük ilim ve fikir adamı yetiştirmiş, büyük bir kültür merkezi hâline gelmiştir. 1099 yılına gelindiğinde Haçlı ordularınca işgal edilmiş ve 88 yıl gibi tarihte hiç önemi olmayacak kadar kısa bir süre işgal altında kalmıştır.

KUDÜS İÇİN….

Kutsal mekânlar, salih kulların sahipliğinde kutsallıklarına paralel olarak korunurlar. Temennimiz, İslam dünyasındaki uyanış ve direniş hareketlerinin güç kazanması, bu kutsal mekânların Allah’ın kendilerinden razı olduğu salih kulların eline kalmasıdır. Artık bütün bir İslam dünyasının sesini yükseltmesinin ve tüm cihana bu işgale son verilmesi ve Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşturulması mesajını vermesinin tam zamanıdır. Kudüs için yapabileceğimiz çok şey var!

Ekonomi Ajansı / KUDÜS

küdüs mescidi aksa ekonomi ajansı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türk İş Adamlarına Yeni Fırsat
Türk İş Adamlarına Yeni Fırsat
KOBİ'lere 28,5 Milyon Euro
KOBİ'lere 28,5 Milyon Euro